BIGtheme.net http://bigtheme.net/ecommerce/opencart OpenCart Templates
Ana Sayfa / Mehmet Pamak / Konferans / Aksa Tufanı Oyunu Bozdu

Aksa Tufanı Oyunu Bozdu

2020 yılında; ABD ve Siyonistlerin “Yüzyılın Anlaşması” adı altında Filistinlilere dayattıkları “yüzyılın zulmü” projesini ve ümmetin hâlini değerlendirerek, çıkış yolunu ve Müslümanların sorumluluklarını ele alan konferansımın videosunu güncelliği sebebiyle paylaşıyorum.

O tarihte, bugün Gazze’ye yönelik saldırının, siyonist terörün sebeplerini ve “yüzyılın anlaşması* adı altındaki projenin asıl hedefinin Gazze halkına ait bölgeyi ve Gazze sahilinin deniz sahasındaki doğalgazı ele geçirmek olduğunu ifade etmiş ve uyarılarda bulunmuştum.

Erdoğan başta olmak üzere bütün bölge ülkelerinin yöneticileri ise, o süreçte işgalci siyonist terörist İsrail ile normalleşme politikası yürütüyorlardı. Gazze müslüman Filistin halkının elinde olduğu süreçte bile bu halka ait doğalgaz rezervlerini İsrail gasp etmiş ve çaldığı bu gazı satmaya bile başlamıştı. Erdoğan ise hırsızın çaldığı bu gazın İsrail’e/hırsıza aidiyietini kabul edip hırsızla işbirliği yaparak bu çalıntı gazı Türkiye sahasından geçecek boru hattıyla Avrupa’ya ihraç edilmesinde hırsızla işbirliği konusunda 2022 yılında terörist İsrail Cumhurbaşkanı Herzog u Türkiye’de ailece ağırlayıp anlaşma yapmıştı.

En son olarak da 2023 Eylül ayının 20’sinde katil Netenyahu ile Amerika’da el sıkışan Erdoğan, aynı amaçla onu Türkiye’ye davet etmişti.

Eğer Kassam Tufanı tüm bu oyunları bozan haklı ve doğru zamanlı operasyonunu yapmasaydı, Netenyahu Türkiye’ye gelecek ve anlaşmaya son şeklini vereceklerdi. Ondan sonra da Netenyahu Gazze’ye yönelik var olan tamamen ele geçirme planını uygulamaya koyup çaldığı gaz sahasını resmen de üzerine gecirecek işgal saldırısını başlatacaktı.

Aksa tufanı ile oyunu bozulan hırsız Netenyahu’nun işbirlikçisi Erdoğan ise Gazze katliamından sonra bile İki yıldır gündemde olan gaz ve enerji nakli anlaşmasını sadece askıya almakla yetinmiştir. Ayrıca o doğal gaz İsrail’e ait olsa dahi, bu gazın Avrupa’ya nakli için Türkiye sahasını tahsis ederek terörist İsrail’i güçlendirmesi ve zaten İsrail destekçisi olan Avrupa’yı enerji ihtiyacı bakımından da ona bağımlı kılıp iyice İsrail ile bütünleştirmesi bile Filistin halkına en büyük ihanet olacakken, üstelik gazın kendisi Gazze sahasında bulunan büyük bir rezerv olarak Filistin halkına ait olup bunun İsrail’e ait olduğunu onaylayarak bu büyük hırsızlığı meşrulaştırmak ve Filistin halkını hakkı olan bu zenginlikten mahrum bırakmak katmerli bir ihaneti oluşturmaktaydı.

Diğer yandan bizzat Erdoğan’ın onayı ile açılmış olan Kürecik Füze Kalkanı Üssü ve radarı hâlâ siyonistlere ve küresel terörist ABD’ye koruma kalkanı olmaya ve bölgenin istihbaratını toplayıp göndermeye devam etmektedir. Aynı şekilde İncirlik üssü daha kapsamlı hizmetleri bu zalimlere sunmaya ve onlar da Gazze’yi bütün halkıyla haritadan silerek on binlerce sivil ve çocuğu katletmeye devam etmektedirler.

Siyonist terör devletinin alçakça saldırarak böyle bir katliam ve soykırım gerçekleştirdiği bir süreçte bile Erdoğan zalim ile mazlum arasında tarafsız kalmayı ve iki tarafı da itidale çağırmayı tercih etmişti. Zalimle mazlum arasında tarafsız kalmak aslında zalimden taraf olmak demektir. Şimdi ise ateşkes ve arabuluculuk ya da garantörlük teklif edip iki devletli çözüme İsrail’i razı etmeye çalışıyor.

O tarihte müslümanlara da büyük imani sorumluluklarımızı hatırlatıp batıl şirk hükümetine destek verme yanlışından dönme ve tevhidî istikametteki stratejik mücadeleye tekrar yönelme çağrısı yaptığım halde, ki Kudüs’ün, Filistin’in, Gazzenin ve Kâbe ile Mescid-i Aksa gibi mukaddes mescidlerin kurtuluşunun da ancak bu suretle gerçekleşebileceği uyarısı da yapmama rağmen, maalesef bu konuda da daha gerilere gidilmiş ve bu gerçek kurtuluşa ulaşma hedefinden daha fazla uzaklaşılmıştır.

Zamanlamasını çok iyi yaparak, büyük bir feraset ve basiretle doğru değerlendirme sonucunda daha büyük bir felaketi önleyecek oyun bozan Aksa tufanı hamlesini gerçekleştiren; böylece hem siyonist terörist İsrail’i gafil avlayan ve Allah’ın yardımıyla zelil duruma düşürerek Gazze’yi işgal ve ilhak etmesini engelleyen, hem de terorist İsrail ile normalleşerek dünya iktidar ve çıkarları uğruna Filistin’e ve kendi müslüman halklarına ihanet eden bölge yönetimlerinin zilletini ve işbirlikçiliğini ifşa edip akamete uğratan Kassam Tugayları kahramanlarından Allah razı olsun.

Ayrıca özellikle tevhidî uyanış süreci gruplarından çok büyük bir kesimin desteklediği Türkiye’deki İsrail destekçisi laik AKP hükümetinin konumunu iyice açığa çıkararak, istikamet krizindeki destekçi müslümanların suratlarına uyanmaları için büyük bir şamar da indirmiş oldu. Ancak onlar yine de uyanmayıp iktidarın, biriken öfkenin gazını alma mitinglerine katılarak ona destek vermeye devam ettiler. İktidarı süresince İsrail’e bu kadar çok katkı ve destekte bulunan Erdoğan’a ve hükümetine yönelik eylemler yapıp yaptırıma zorlamak yerine, bir yandan ona desteği sürdürdüler, diğer yandan İsrail aleyhine slogan atıp rahatladılar.

Allah’ın razı olacağı bu kadar çok hizmete ve uyarıya vesile olan, İslâmî uyanışa büyük katkı sunan, direniş ahlakı ve izzetli hamleleriyle müslümanların yüz akı ve onuru olmayı en güzel biçimde temsil eden Kassam Tugayı kahramanlarını, Rabbimiz gaybî yardımlarıyla muhafaza ve muzaffer eylesin, bizleri de yardımcıları kılsın, siyonist terörist İsrail’i ve başta ABD ve AB olmak üzere tüm destekçilerini de kahretsin.

İlginizi çekebilir

Gazze’de Çocuklar Bombalarla Katledilirken, Bugün Yine 10 Kasım ve Türkiye’deki Çocuklar da Kemalizm Dininin Ritülellerinde Zihinleri İşgal Edilerek Ruhları Öldürülmeye Devam Ediliyor

Yüz yıldan bu yana devam eden aynı zulmün bugün hâlâ devam ettiğini, üstelik on yıllardır süregelen putun önünde tâzim ve rükû safhasından son yıllarda artık çocukları puta secde ettirme safhasına gelinen bir süreçten geçtiğimizi ibretle gözlemliyoruz.

Bir Cevap Yazın