BIGtheme.net http://bigtheme.net/ecommerce/opencart OpenCart Templates
Ana Sayfa / Mehmet Pamak / Makale (sayfa 4)

Makale

Mısır darbesinin idam kararları ve İslami Duruşumuz – II

İslami sorumluğumuz: hele de şirk sistemlerinin kuşatması, küresel emperyalistlerin vesayeti altında ve emperyalist seküler modeller içinde, üstelik bu sapkın zihniyetin silahlı gücünün tahakkümünü bilerek, asla iktidar olamayan ve Allah’ın hükmüyle hükmedemeyen hükümetler olmaya kalkışmamaktır.

Devamı »

Mısır darbesinin idam kararları ve İslami Duruşumuz – I

Mehmet Pamak : "Mısır cuntasının Mursi ve arkadaşları için verdiği idam kararları üzerine, aynı gün Radyo Denge´de yaptığım konuşmayı, konu hakkında yanlış bazı tartışmaların yapıldığına, yine iki uca savrulan yaklaşımlar içine girildiğine şahid olduğum için, vasat bir yaklaşımı ortaya koymak amacıyla genişleterek sizlerle paylaşmak ihtiyacı duydum."

Devamı »

Ermenileri de, Müslüman halkları da katleden aynı seküler zihniyetti

"Ermeni halkını da, Müslüman halkları da, Kürtleri ve Alevileri de katledenler, hep aynı Batıcı, seküler, ulusalcı zihniyetin müntesipleridir. İster "soykırım" densin, isterse "katliam", işlenen büyük bir vahşetti ve bu vahşetin faili asla İslam ve Müslümanlar değildi. Hem Müslümanları, hem de Ermenileri katledenler seküler Batı zihniyetinin müntesibi ve Batılı emperyalistlerin destekledikleri Türk ve Ermeni ulusalcısı çetelerdi. Batılı emperyalistler ve Rusya, zihinlerini pozitivist seküler ulusalcılıkla işgal edip devşirdikleri Türklere ve Ermenilere, İttihat Terakki ve TAŞNAK-HINÇAK benzeri çeteleri kurdurup desteklemişler ve yüzyıllarca barış içinde yaşamış halklara yönelik katliamlar, soykırımlar yapmalarını bizzat yönlendirmişlerdir. Bu Ermenici ve Türkçü çeteler, asla halklarının iradelerini temsil etmemişler, halklarına rağmen Ermenilik ya da Türklük adına diğer halka yönelik "soykırım" ya da "katliamlar" yapmışlardır. Halkların iradesini temsil etmeyenlerin güç aldıkları odaklar ise her zamanki gibi doğulu ve batılı emperyalist devletler olmuştur".

Devamı »

Pamak: ’’Filistin´in ve Ümmetin Kurtuluşu İçin Kur´an´a Topluca Sarılmalıyız’’

İLKAV Başkanı Mehmet Pamak; Siyonist katilleri ve başta ABD, AB olmak üzere suskun kalan, destekleyen emperyalist devletleri, bölgedeki edilgen işbirlikçilerini ve uluslararası kuruluşları protesto ve tel´in eden açıklamasında “Mübarek Mescidlerimizin de, Kudüs ve Filistin´in de, topyekun Ümmetin de kurtuluşu için; yüz yıllarca terk edilmiş bıraktığımız Kur’an’a (Hablullah´a) topluca yeniden sarılıp Allah´ın yardımını hak edecek hali yeniden kazanmamız gerekir” dedi.

Devamı »

Ertelenemez ve Terk Edilemez Sorumluluğumuz

Bir toplumun kurtuluş veya helakını tayin edecek kadar önemli olan “emr-i bil maruf nehy-i anil münker”, marufu temsil eden ıslah edicilerin yani mü’minlerin hayatlarının vazgeçilmez bir parçasıdır. Yapmaları gereken en sürekli işlerdendir. Namaz ve sabırla birlikte en çok ısrar edilmesi gereken ibadetlerin başında yer almaktadır. Günümüzde “emr-i bil maruf nehy-i anil münker” yapmak, küçümsenen, dışlanan, suçlanan, hatta alaya alınan bir konuma düşürüldü. Allah ve Rasulünün, ısrarla, ciddiyetle ve büyük bir önemle yapmamızı istedikleri bu görevin yerine getirilmesi bazı Müslümanları rahatsız ediyor.

Devamı »

Pamak: ‘Kapitalizmin Ölçüsüz Kazanma Hırsına Dayalı Sömürü Çarkı Durdurulmalı, Onurlu Kazanç Yolu Emek Korunmalıdır’

Tarih: 18/05/2014 İLKAV Başkanı Mehmet Pamak, Soma´da yaşanan maden faciası sebebiyle bir basın açıklaması yaptı. Kapitalizmin azgın ve ölçüsüz kazanma hırsıyla emeği sömürdüğüne ve servet biriktirme hırsıyla maliyetleri düşürmek için karın tokluğuna çalıştırdığı, buna rağmen iş güvenliği yatırımlarını da yapmadığı için yüzlerce işçiyi ölüme sürüklediğine dikkat çeken Pamak kapsamlı bir açıklama yaptı.

Devamı »

İLKAV´ın 25. Yılında Mehmet Pamak´la Söyleşi 3. BÖLÜM

Ankara´da yayın yapan Radyo Denge adına, "Paralel Yapı" tarafından telefonları dinlenenler arasında ismi geçen İLKAV Başkanı Mehmet Pamak ile son "tele kulak skandalı" özelinden kalkarak, Ankara´daki 25 yıllık İslami mücadelesi ve egemen statükoların muhaliflerine karşı tutumları, nedenleri ve statüko ile muhalif İslami kimlik ilişkileri üzerine konuşmamızın üçüncü bölümünü ilginize sunuyoruz.

Devamı »

İLKAV´ın 25. Yılında Mehmet Pamak´la Söyleşi 2. BÖLÜM

Ankara´da yayın yapan Radyo Denge adına, "Paralel Yapı" tarafından telefonları dinlenenler arasında ismi geçen İLKAV Başkanı Mehmet Pamak ile son "tele kulak skandalı" özelinden kalkarak, Ankara´daki 25 yıllık İslami mücadelesi ve egemen statükoların muhaliflerine karşı tutumları, nedenleri ve statüko ile muhalif İslami kimlik ilişkileri üzerine konuşmamızın ikinci bölümünü ilginize sunuyoruz.

Devamı »

İLKAV´ın 25. Yılında Mehmet Pamak´la Söyleşi 1.Bölüm

BÖLÜM :  “25 Yıldır Telefonlarımızı Neden Dinlediler? Neden Sürekli Yargıladılar?”   Ankara’da yayın yapan Radyo Denge adına, “Paralel Yapı” tarafından telefonları dinlenenler arasında ismi geçen İLKAV Başkanı Mehmet Pamak ile son “tele kulak skandalı” özelinden kalkarak, Ankara’daki 25 yıllık İslami mücadelesi ve egemen statükoların muhaliflerine karşı tutumları, nedenleri ve statüko ile muhalif İslami kimlik ilişkileri üzerinde konuştuk.                                                                                                               Emniyet, yargı, eğitim, jandarma, istihbarat, TÜBİTAK vb. birçok devlet kurum ve kuruluşunda örgütlenip devlet içinde “paralel yapı” oluşturduğu en tepeden açıklanan Gülen cemaatinin, birbiriyle alakasız binlerce kişiyi, hayali “Selam Terör Örgütü” üyesi gibi gösterip yandaş yargıç ve savcıları kullanarak aldırdığı hukuksuz ...

Devamı »

Ülkede ve Bölgede Değişim Süreci ve Müslümanlar -VIII

Gezi Parkı Olayları Süreci ve Müslümanlar  Gezi Parkı olaylarını kimler başlattı, amaçlanan neydi, sonraki süreci kimler yönlendirdi, Taksim ile Tahrir arasında benzerlikler var mı, varsa nedir? Müslümanlar Gezi olaylarında ve diğerlerinde doğru ve örneklik teşkil edecek bir yerde durup adil şahidlik yapabildiler mi?  Bu bölümde bu tür sorulara cevap vermeye ve bu konulardaki tespit ve tahlillerimizi paylaşmaya çalışacağız inşallah. Bilindiği üzere Gezi Parkı olayları, önce ağaçların sökülüp Topçu Kışlası ve AVM yapılmasına karşı çıkan az sayıda gencin ve çevrecinin Gezi Parkında kurdukları çadırlarda kaldığı bir kaç gün, amacı, hedefi ve katılımı sınırlı olan bir boyut arz ediyordu. 30 Mayıs sabahı ...

Devamı »

Ülkede ve Bölgede Değişim Süreci ve Müslümanlar -VII

Tunus ve Libya’daki Ayaklanmalar, Olaylar, Müdahaleler, Yönlendirmeler Bazı kardeşlerimizin ısrarla ifade ettikleri husus, “Müslüman halkların öncülüğünde ve inisiyatifinde gerçekleştirilen intifadalarla tagutlar devriliyordu”, halbuki bu çıkarım tamamen duygusal, sloganik ve gerçekle uyuşmayan bir tespitti. O gün doğru olduğunu söylediğimiz ve bugün de doğruluğu artık ortaya çıkmış bulunan tespit ise şuydu; Tunus’ta ortaya çıkan bir kıvılcımla, halkların birikmiş öfkesinin patlaması sonucu başlayan Ortadoğu halk ayaklanmaları sürecinde, isyan ederek despot yönetimleri yıkmak isteyen, ama yerine ne getireceği konusunda bilgisi de, birliği de olmayan farklı kesimlerin içinde yer aldığı halk ayaklanmalarının önü Tunus ve Mısır’da batıcı generallerin kontrolünde açılmıştı. Bir yandan daha örgütlü ve ...

Devamı »

ÜLKEDE VE BÖLGEDE DEĞİŞİM SÜRECİ VE MÜSLÜMANLAR -VI

Suriye’de yaşananları ve bu konuya bölge ülkeleri ile diğer dünya ülkelerinin yaklaşımlarını, tutumlarını, ilişkilerini ve tüm bu konularda Müslümanların yaklaşımlarını değerlendirmeye bu bölümde de devam edelim.   Suriye’deki Büyük Katliamlar Karşısında Dünyanın Tutumu   Başlangıçta Suriye konusunda Türkiye ile örtüşen laflar eden Batılı müttefiklerince, hatta ABD Dışişleri Bakanı Clinton’un ağzından “Esed’in kısa zamanda işi tamam” gibi açıklamalarla, Davutoğlu ve Clinton’un ellerini kaldırıp “çak” yaptıkları görüntülerle kutlanan işbirliğiyle gaz verip desteklenen AKP hükümeti, bir süre sonra Suriye muhalefetiyle ve yüz binlerce mülteciyle baş başa bırakılıvermiştir. Bilindiği üzere, Washington’da 15 Aralık 2011 de ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’la görüşmesi öncesi açıklama yapan ...

Devamı »

ÜLKEDE VE BÖLGEDE DEĞİŞİM SÜRECİ VE MÜSLÜMANLAR -V

Bu bölümden itibaren ağırlıkla Suriye ve Mısır olmak üzere, bölgedeki halk ayaklanmalarını, yaygın isimlendirmeyle “Arap Baharı” denilen süreci ve gelinen noktayı değerlendirmeye çalışacağız. Ancak bölgede İsrail terör devletine ve dolayısıyla işgal altındaki Filistin’e sınır komşusu oldukları için emperyalistlerce de özel önem verilen Mısır ve Suriye’deki Müslüman halka yaşatılan zulüm ve katliamlar bu iki ülke üzerinde daha öncelikle ve daha özel durulmasını gerektiriyor.   Mısır ve Suriye’nin Bölgedeki Stratejik Konumu ve Önemi   Mısır ve Suriye’nin coğrafi önemi ve İslam dünyası açısından konumları bu iki ülkede, yerli halkın despotlara karşı samimi özgün mücadelesine ilaveten küresel tarafları olan bir çatışmanın da bir ...

Devamı »

ÜLKEDE VE BÖLGEDE DEĞİŞİM SÜRECİ VE MÜSLÜMANLAR -IV

Bölgedeki Müslümanlar, Demokrasi Kavramını Kullanmadan, Kendilerini ve Hedeflerini Sadece İslami Ölçülerle Tanımlayamıyorlar Ülkemizde ve bölgemizde yaşanan değişim ve dönüşüm sürecinde, kendini İslam’a nispet edenlerin ve Müslümanların söylemlerinde; kimisi laiklik boyutuyla da içselleştirerek (AKP hükümetinde olduğu gibi), kimileri AKP modelini esas aldıklarını söyleseler de laikliği kabul etmeyip demokrasiyi olduğundan farklı tanımlayıp, seçimle hükümetlerin belirlenmesine indirgeyerek (Mısır İhvan hareketinde olduğu gibi), kimisi de ikisi arasında bir yol tutarak (Tunus NAHDA hareketinde olduğu gibi), genelde “demokrasi” vurgusu öne çıkmaktadır. Yani bölgedeki Müslümanlar siyasi mücadelelerini demokrasiye vurgu yapmadan özgün biçimde tanımlamaktan çekiniyorlar. Çok yakın zamanda TC Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, demokrasi ve bölgeye dair şu ...

Devamı »

ÜLKEDE VE BÖLGEDE DEĞİŞİM SÜRECİ VE MÜSLÜMANLAR -III

İki hafta önce yayınlamaya başladığımız yazı dizisinin “Ülkede ve Bölgede Değişim Süreci ve Müslümanlar” ana başlığı altındaki üçüncü alt bölümünü bugün ilginize sunuyoruz. Bu bölümde Mehmet Pamak, güncelliğine binaen “Demokratikleşme Paketi” bağlamında değerlendirmelerde bulunup Müslümanların tutumunu ele alıyor. Rabbimiz hayırlara vesile kılsın. (İslam ve Hayat) Ülkede ve Bölgede Değişim Süreci ve Müslümanlar (3) Sistem İçi Demokratikleşme ile Sağlanan Görece Özgürlüklere Kavuşmak Sisteme Eklemlenmeye Yol Açmamalı Gerek ülkede Batı seküler çizgisinde kalarak sistem içi değişimin gerçekleştirilmesi, hatta İslam’ı da bu çizgiye uyumlu bâtıl yorumlara zorlayarak oluşturulmaya çalışılan yeni statükonun kalıcılaşması, gerekse bölgeye sunulan modelin etkili olabilmesi için, sistem içi demokratikleşme adımlarıyla kitlelerin rahatlatılması gerekiyor.Bölgeye de ...

Devamı »

BÖLGEMİZDE DEĞİŞİM SÜRECİ VE MÜSLÜMANLARIN GELECEK TASAVVURU -II

Katkıların önemi ve dua İlk bölüme değerli yorumlarıyla katkıda bulunan kardeşlerimize dua ediyor, katkılarının devamını bekliyorum. Dizinin fazla uzamaması ve konuların bölünmemesi amacıyla sayfa sayısı fazla olduğu için hakkınızı helal edin, gerekirse çıktı alarak sabırla okuyacağınızı umuyorum. Allah hepinizden razı olsun değerli kardeşlerim. Allah nasip ederse, zikrettiğimiz üzere iki ayrı ana başlık altında yayınlanacak olan bu yazı dizisinin biraz daha gelişmişini, inşallah iki ayrı kitap olarak yayınlamayı planlamaktayım. Bu sebeple bu yazılar yayınlandıkça yapacağınız değerli katkılar, yanlış anlaşılmaya müsait olup da biraz daha açılmasını isteyeceğiniz veya tashihini önereceğiniz noktalar, ya da eksik görüp de işlenen konular çerçevesinde ele alınmasının faydalı ...

Devamı »

BÖLGEMİZDE DEĞİŞİM SÜRECİ VE MÜSLÜMANLARIN GELECEK TASAVVURU -I

I – Ülkede ve Bölgede Değişim Süreci ve Müslümanlar Bu bölümde; Türkiye, Mısır ve Suriye özelinde bölgedeki ayaklanmalar, gelişmeler, değişim sürecinde yaşananlar; doğruları, yanlışları, ders çıkarılması gereken yanlarıyla değerlendirildi. Can yakıcı, içimizi acıtan acılı yanları ve ibret almamız gereken içeriğiyle bu değişim sürecinde farklı İslami grupların takındıkları tutumlar üzerinde de duruldu ve tüm bölge Müslümanlarına yönelik çağrılarda, özeleştiri ve önerilerde bulunuldu. Bir yandan haklı halk ayaklanmalarını destekleyip yanlarında yer alma sorumluluğumuz gündeme getirildi. Diğer yandan da, bu değişim sürecinde bölgede yerli Müslüman halka nazaran daha örgütlü, daha hazırlıklı egemen yerli güç olan; ordu, polis, istihbarat ve yargı bürokrasisi ile küresel ...

Devamı »

Demokrasi, Seküler Aklın Acıkınca Yediği Putudur

Mısır’da Amerika’nın güdümündeki asker ve yargı bürokrasisinin yaptıkları bir darbeyle, halkın önemli bir kısmının desteğiyle iktidar olan İhvan temsilcisi hükümet ve Cumhurbaşkanı görevden uzaklaştırılıp tutuklandılar. Müslüman Kardeşler öncü kadrosundan yüzlerce kişinin tutuklandığı, asker kurşunuyla onlarca kişinin öldürüldüğü haberleri geliyor. İşte böylece bölgemizde yeni bir demokrasi zulmü daha yaşanıyor, masum ve adil Müslümanlar demokrasi putperestlerinin saldırısına uğruyorlar. Bilindiği üzere demokrasi, seküler aklın ürettiği, vahye baş kaldıran bir hayat tarzıdır. Mekke Müşriklerinin helvadan yaptıkları putları acıkınca yedikleri gibi, halk iradesinin egemenliği ve seçimle yöneticilerin belirlenmesi efsanesi de seküler zihniyetin çıkarları gerektirdiğinde, yani acıkınca kolayca yediği putudur. Demokrasilerde halk iradesinin belirleyici olduğu iddiasının ...

Devamı »

KUR´AN AYI RAMAZAN´A GİRERKEN

Rabb’imiz, yaratılış gayemizin(1) “sadece kendisine ibadet (kulluk)” olduğunu açıkça ifade etmesine rağmen Allah’a kulluk ve ibadetin belirleyici olmaktan çıkarılıp, ikinci plana atıldığı, iman-amel bütünlüğünün parçalandığı, dünyevileşmenin anaforunda oradan oraya sürüklenen, anlamını ve istikametini yitirmiş bir hayatın insanlığı (Müslümanım diyenlerin çoğu da dahil olmak üzere) kuşattığı, öğüttüğü ve sonuçta kimilerini “esfele sâfîline”(2) ve kimilerini de zillete düşürdüğü bir süreci yaşamaktayız. Çünkü insanların, Allah’ın verdiği akıl nimetini ve diğer yeteneklerini kutlanarak, O’nun kevni ve vahyi ayetlerini idrak etmek üzere harekete geçmemeleri, kalpleri olduğu halde anlamak, gözleri olduğu halde görmek ve kulakları olduğu halde işitmek gayretini göstermemeleri ve adeta kendilerini Allah’ın ayetlerine kapatmaları, ...

Devamı »

Kur’an’a davetin yaygınlaştırılması gereken bir süreçteyiz

Kur’an’a topluca sarılan ve Resulün şahidliğini/örnekliğini, mücadele sünnetini esas alan ilk Kur’an neslinin öncülüğünde İslam ümmeti inşa edildi. Mekke’nin zorlu şartlarında Kur’anın rehberliğinde, resulün şahidliğinde, akıdevi ilkelerinden ve İslami kimliğinden taviz vermeden yetişen bu örnek nesil İslami toplumu, Medine’yi, İslami medeniyeti inşa etti ve İslami adalet modelini oluşturdu. Böylece Kur’an’ı hakkıyla okuyarak özünde var olan cahiliye değer ve ölçülerini söküp atıp yerine tevhidi ve vahye uygun olanı yerleştirerek özündekini değiştiren insanlar İslam toplumu hüviyeti kazandılar. İşte Kur’an’a topluca sarılarak kardeşleşen bu ilk Kur’an toplumu nüvesi hem Mekke’de, hem Medine’de izzete kavuştu. Çünkü izzetin tamamı Allah’ın yanındaydı. İhlas ve samimiyetle Allah’a ...

Devamı »